2024-2025 Sezonu TV Dizileri İstatistik:
Pdf
2024-2025 Sezonu Yayınlanan TV Dizileri Listesi:
Pdf / Online Döküman
Sezonda yayınlanan tüm dizilerin bilgi, grafik ve istatistiklerine yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz. Bu yazıda, yukarıdaki linkte yer alan grafiklerden faydalanarak çıkardığım analizler yer almaktadır.
Tüm bu tabloların mimarı Yamaç Okur‘a, analiz notlarındaki katkıları için Aylin Dağsalgüler‘e, bu listelerin hazırlanmasındaki katkıları için Sığla Ünal’a çok teşekkür ediyorum.
Geçtiğimiz yılın değerlendirme ve istatistiklerine buradan, önceki yıllarınkine buradan ulaşabilirsiniz.
2024-2025 SEZONU TV DİZİLERİ
Toplam Dizi Sayısı: 44 / bir önceki sezon 53 dizi / %-16
Bu Sezon Sona Eren Dizi Sayısı: 28 / bir önceki yıl 36 dizi / %-22
Toplam Yayınlanan Bölüm Sayısı: 860 / bir önceki yıl 1015 bölüm / %-15
Dizi Başına Ortalama Bölüm Sayısı: 19,6 / bir önceki yıl 19,2 bölüm / aynı
SEZONUN ENLERİ
En Başarılı Dizi: Uzak Şehir (20+ABC1 ortalama 13,23 reyting)
En Başarılı Yapım Şirketleri: Ay Yapım (Uzak Şehir, Deha, Leyla: Hayat…Aşk…Adalet ve Başka Bir Gün) & Tims&B Productions (Teşkilat, Eşref Rüya, Siyah Kalp ve Karadut)
En Başarılı Kanallar: Show TV (Kızılcık Şerbeti, Bahar, Deha, Kalpazan, Siyah Kalp, Sandık Kokusu) & Kanal D (Uzak Şehir, Eşref Rüya, İnci Taneleri, Annem Ankara, Arka Sokaklar, Piyasa, Yalan, Güzel Aşklar Diyarı, Taş Kağıt Makas)
Açılış Rekortmeni: Deha (20+ABC1 ilk bölüm 6,24 reyting)
5 MADDEDE SEZON ÖZETİ
1. Dizi üretimi daraldı: Bu sezon, toplam dizi sayısı %16 azalırken bölüm sayısı da %15 düşerek 860’a geriledi. Bu düşüşte özellikle, geçtiğimiz yaz sezonunda hiçbir yeni dizinin yayına girmemesi belirleyici rol oynadı. Yaz aylarında üretimin tamamen durmuş olması, genel sezon hacmini doğrudan etkiledi.
2. Sektör dolar bazında büyüdü: Bölüm başına ortalama dizi bütçeleri 14 milyon TL’ye ulaşırken sektör dolar bazında toplam 331,9 milyon dolar hacimle rekor kırsa da, bu büyümenin kur politikalarından kaynaklanan fiktif bir durum olduğunu da belirtmek gerekiyor.
3.Reklam geliri yetmiyor, yurt dışı satışı ana kaynak: Enflasyon dolayısıyla artan prodüksiyon maliyetleri karşısında reklam gelirlerindeki %56’lık artış yetersiz kaldı; dizilerin finansmanı büyük ölçüde uluslararası satışlarla sağlandı.
4.Yeni dizilerin yarısı 13 bölümü göremedi: Yayına başlayan her iki yeni diziden biri 13 bölüm görmeden yani erken final yaparak ciddi bir zarar yarattı.
5. Exclusive anlaşmalar: Bahar dizisinin ikinci sezonuna ek olarak, sezonun yeni yapımlarından Kral Kaybederse ve Eşref Rüya, sırasıyla Prime Video ve Netflix ile exclusive yayın anlaşmaları yaptı. Ayrıca Now TV dizileri de Disney+ ile benzer bir anlaşma kapsamında yayınlanıyor. Bu tür iş birlikleri, sektör açısından hem finansal sürdürülebilirlik hem de içerik stratejileri açısından önemli bir eşik oluşturuyor ve önümüzdeki sezonların kaderini şekillendirebilir.
DİZİ EKONOMİSİ
Sadece ulusal kanalların bölüm başı ödemeleri üzerinden yapılan kaba bir hesaplamayla, 2024–2025 televizyon sezonunda sektörün toplam büyüklüğü yaklaşık 12 milyar 40 milyon TL seviyesine ulaştı. Bu tutar, sezon ortalaması olan 36,27 TL/USD kuru üzerinden hesaplandığında 331,9 milyon USD’ye karşılık geliyor. Üstelik bu hesaplamaya yurt dışı satış gelirleri dahil değil. Yurt dışı satışların da eklenmesiyle birlikte sektörün toplam hacminin bu rakamın en az iki katına çıktığı tahmin ediliyor.
Geçtiğimiz sezon sonunda bu büyüklük yaklaşık 8 milyar 120 milyon TL (269 milyon USD) düzeyindeydi. Dolar kuru bir yılda yalnızca %23 oranında artarken sektör dolar bazında da büyüme göstererek rekor bir seviyeye ulaştı. Bu artışta TL’nin değer kaybına rağmen döviz kurunun belirgin bir şekilde baskılanmasının da etkisi olduğunu, dolayısıyla dolardaki bu sınırlı artışın piyasa dinamiklerinden değil, kur politikalarından kaynaklanan fiktif bir durum olduğunu da belirtmek gerekir
Raporu yazmaya başladığımız ilk dört sezonda (2018-2019 sezonundan itibaren) bölüm başı ortalama bütçeler 1 ila 1,7 milyon TL arasında değişirken, 2023–2024 sezonunda bu sayı 8 milyon TL’ye, 2024–2025 sezonunda ise 14 milyon TL’ye yükseldi. Bazı yüksek prodüksiyonlu işlerde bütçeler 23–24 milyon TL seviyesine kadar ulaşıyor. Mevcut eğilim sürdüğü takdirde, 2025–2026 sezonunda bölüm başı ortalama bütçelerin 20 milyon TL’yi aşması sürpriz olmayacak.
REKLAM GELİRLERİ
TİAK ve Reklamcılar Derneği tarafından yayımlanan 2024 medya yatırımları raporuna göre, televizyon reklam yatırımları geçtiğimiz yıla kıyasla %56,1 oranında artış gösterdi. Enflasyondaki artış Eylül ayında TÜİK’e göre %49,3 ENAG’a göre ise %88,6 seviyesindeydi. Prodüksiyon bütçesindeki artış ise %70’in üzerinde. Dolayısıyla bu büyüme, yüksek enflasyon ve prodüksiyon maliyetlerindeki artış göz önünde bulundurulduğunda reel olarak neredeyse hiç büyüme yok, sadece reklam saniyesi pahalanmış. Reklam pastasındaki bu artış, sektörün yapısal finansman ihtiyacını karşılamaktan hâlâ uzak.
Özellikle dijital içerik üreticilerinin ve influencer ekonomisinin reklam pazarından her geçen gün daha fazla pay alması, televizyon sektörünü yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir rekabet baskısı altına sokmuş durumda. Bu nedenle, birçok kanalın reklam kârlılığında geçtiğimiz sezonlara kıyasla düşüş var. Reklam kârlılığındaki bu düşüşün ardında yalnızca dijital mecraların yükselişi değil; yüksek enflasyon, siyasi belirsizliklerin oluşturduğu tedirginlik ortamı da önemli rol oynuyor. Bu unsurlar, markaların bütçe kullanımında daha temkinli davranmasına ve geleneksel mecra yatırımlarını kısmasına yol açtı.
Geçtiğimiz sezonlarda da bazı dizilerin reklam eksikliği nedeniyle yeni bölümlerini yayınlamadığı görülüyordu. Ancak bu sezon, bu durum daha da yaygınlaştı. Öyle ki 10 dizi toplamda 13 hafta reklam eksikliği nedeniyle yayına ara verdi. Kimi dizilerin yılbaşı tatili ve bayram tatilini de reklam eksikliği nedeniyle uzattığını düşünürsek bu sayı artıyor.
Rapora geri dönersek, televizyona en fazla yatırım yapan ilk 10 sektör, toplam reklam harcamalarının %38’ini oluşturuyor. %16 ile gıda birinci, %10 ile ev temizlik ürünleri ikinci sırada. Bu oran, geçen sezonla neredeyse aynı kalmış olsa da, artan içerik ve yayın maliyetleri karşısında artık yetersiz kalıyor. Televizyon reklam süresi %1,3 oranında artmış olsa da reklam veren sayısı %6,2 oranında azalmış. Reklam gelirlerindeki yetersizlik, son üç sezonda dizilerin büyük bölümü için yurt dışı satışlarını ana finansman kaynağı haline getirdi. Hatta en çok izlenenler listesindeki birkaç dizi dışında, tüm dizilerde benzer bir tablo var. Türkiye’deki reklam gelirleriyle maliyetlerini karşılayabilen dizi sayısı bir elin parmağını geçmeyecek kadar az olmasına rağmen, sezon sonunda 15 dizi yeni sezon onayı aldı. Bu durum, artık bir dizinin ikinci sezon onayı almasının reyting performansından ziyade uluslararası pazardaki potansiyeline bağlı olarak verildiğini net bir şekilde kanıtlıyor.
Bununla birlikte, yüksek reyting başarısı yakalayamayan dizilerin yurt dışı satışlarında da karşılık bulmakta zorlandığı bir gerçek. Ancak güçlü bir başlangıç yapmasına rağmen zamanla izleyici kaybeden bazı diziler, reklam gelirleriyle sürdürülemez hâle gelse de, yurt dışı satışları sayesinde yayın hayatına devam edebildi. Bu durum, özellikle sezonu Eylül gibi erken dönemde açan ve tabiri caizse boşluktan faydalanan diziler için ciddi bir avantaj oluşturuyor. Ancak Eylül’de yayına başlamak için en azından Temmuz’da sete çıkmak, bu nedenle de yazın başında hazırlığa başlamak gerekiyor.
Bu istatistiğe bir de sezona ara veren dizileri ekleyelim. Son dönemlerin en talihsiz yapımlarından biri olan Şakir Paşa Ailesi, sezon içinde yedi hafta yayın arası vererek dikkat çekici bir istikrarsızlık sergiledi. Bu, dizinin toplam bölüm sayısının neredeyse yarısı kadar bir ara anlamına geliyor. Şakir Paşa’yı altı haftalık ara ile Leyla ve Kuruluş Osman, bu ikiliyi ise beşer haftalık arayla Hudutsuz Sevda ve İnci Taneleri takip etti. Bu durum, yangın felaketi ve reklam eksikliği gibi nedenlerin özellikle Çarşamba ve Perşembe dizilerini olumsuz etkilediğini gösteriyor. Buna karşın sezonu Eylül ayında açan Kızılcık Şerbeti ve Gönül Dağı dizilerinin sadece bir haftalık yayın arasıyla sezonu sürdürmeleri, istikrar açısından önemli ve dikkat çekici bir başarı.
DİZİLERİN ÖMRÜ
2024–2025 sezonunda yayına giren 26 diziden 13’ü, 13 bölüm bile sürmeden ekran yolculuğunu tamamladı. Yani yayına giren her iki diziden biri 13 bölüm görmüyor, yapım şirketinin hanesine zarar olarak yazılıyor. Bu dizilerden 9’u ise altı bölümden daha kısa sürdü.
Geçtiğimiz sezon (2023–2024) da benzer bir tabloya sahipti: 13 bölümden az süren 16 dizi yayınlanmıştı. Dokuz dizi 5 bölümün altında kalmıştı.
2021–2022 sezonu, yani pandemiden çıkış dönemi, bu kırılmanın ilk kez gözlendiği sezon olmuştu. O sezon yalnızca 5 dizi, 13 bölümden az yayında kalmıştı. Bugün ulaşılan sayı, o sezona göre neredeyse üç kat fazla.
Kanallar, dizilerin ilk iki bölümündeki reyting performansına bakarak erken karar veriyor. Zira dizilerdeki reklam kuşakları genellikle dördüncü bölüm itibariyle açılabiliyor. Bu, dizilere “avantajlı başlama” fırsatı sunarken, kanalların ilk üç bölümde gelir elde etmediği anlamına geliyor. Bu koşullar altında 3–5 bölüm arasında final yapan diziler, ne reklam geliri üretebiliyor ne de yurt dışı satışına açılma fırsatı buluyor. Dolayısıyla tamamen zarar hanesine yazılıyor.
Bu sezon altı bölümden kısa süren toplam dokuz diziden dördü ATV, üçü Now TV, ikisi ise Kanal D’de yayınlandı. Diğer üç ana kanalda ise altı bölümden kısa süren herhangi bir dizi bulunmuyor. Bu yapımların yurt dışı satış şansı yok denecek kadar az; reklam geliri ise neredeyse hiç üretilmemiş durumda. Üstelik hazırlık bütçeleri de dikkate alındığında, kanal ve yapımcı tarafında her birinin 50-55 milyon TL’yi aşan bir maddi kayıp oluşturduğu söylenebilir.
YENİ SEZON ONAYI ALAN DİZİLER
2024–2025 sezonunda 15 dizi yeni sezon onayı aldı, 1 dizi ise yaz sezonunda devam ediyor. Geçtiğimiz sezon bu sayı 17 idi. Pandemi sonrası geçen üç sezonda bu sayının aşağı yukarı aynı seviyede kalması dikkat çekici. Yaz sezonunda ikinci şans arayan sadece bir dizi var, yeni çıkan dizi sayısı ise sadece iki. Hatırlatmak gerekirse bu sayı 2023 yazında 12’ydi. Yalnızca iki yılda %83’lik bir küçülme. Oysa ki yazlık romantik diziler, yurt dışı satışında tür olarak avantajlı kabul ediliyor. Ancak hem artan prodüksiyon bütçeleri hem de reklam gelirlerindeki düşüş sebebiyle yaz dizileri çekilmiyor.
Yeni sezon onayı alan 15 diziden yalnızca 6’sı sezonun yenilerinden oluşuyor. Geçen sezon bu sayı 11, bir önceki sezonda ise 9 idi. Bu durum, yeni diziler açısından vasat bir sezon geçirildiğini gösteriyor. Yeni sezona iş taşımak açısından bu yıl baskın bir kanal görünmüyor. Kanal D, 4 diziyle öne çıkarken onu 3 diziyle TRT 1 takip ediyor. Kanal D’de yeni sezona devam eden dört dizinin reyting ortalaması 7,63 iken bu ortalama TRT 1’de 6,79. İkişer dizisi yeni sezona taşınan dört kanal bulunuyor. Bu kanalların ortalamaları Star TV’de 5,57, Show TV’de 8,71, ATV’de 4,85, Now TV’de 4,73. Sezon onayı alan 15 diziden 5’inin reyting ortalamasının 5’in altında olması dikkat çekici. Beşin altında reyting alan herhangi bir dizinin, yüksek yurt dışı satışı veya fazla sayıda ürün içi yerleştirme almadan kâr elde edebilmesi pek mümkün görünmüyor.
Geçtiğimiz sezondan devam eden 17 diziden ise 9’u yeni sezon onayı almış. Yani önceki sezondan devam eden dizilerin yeni sezona taşınma oranı %53 iken bu oran sezonun yeni dizilerinde %27’ye düşüyor. Geçen sezon yeni dizilerin onay alma oranı %29 idi. Bu açıdan da tablo değişmiş görünmüyor. Arka Sokaklar, geçtiğimiz sezon olduğu gibi bu sezon da yeni sezon onayı alanlar arasında reyting ortalaması (3,35) en düşük dizi. Gönül Dağı ve Kuruluş Osman ise önceki sezonlarda olduğu gibi %10–15 bandında düşüş yaşayarak yeni sezona taşındı. Geçen sezon Yargı ve Ömer gibi düşük oranda düşüş yaşamasına rağmen final yapan diziler vardı, ancak bu sezon benzer bir örnek yok. Kara Ağaç Destanı’nda %13,6’lık düşük bir oran görülse de dizinin geçen sezon da 2,80 gibi düşük bir ortalamayla sezona taşındığını eklemek gerekir. Final yapan sekiz dizi arasında en az düşen yapımlar Sandık Kokusu (%-27) ve Kızıl Goncalar (%-28,4) oldu. Ortalaması %30’dan fazla düşen Kirli Sepeti (%-32,1), Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi (%-33,5) ve Yalı Çapkını (%-45,3) ekranlara veda etti. Ancak %45 düşüş yaşayan Bahar yeni sezona devam ediyor. Benzer bir durumu geçtiğimiz sezon Yalı Çapkını’nda da görmüştük. İlk sezonunda yüksek reyting ortalamasına sahip olup yurtdışı satışını artıran dizilerde %40–45 oranındaki düşüşler, yeni sezon onayı alınmasını engellemiyor. Unutmamak gerekir ki yurt dışı satışında her yeni bölüm daha fazla gelir demek.
Bu noktada bir parantez de reyting ortalamasını yükselten dizilere açmak gerekiyor. İkinci veya sonraki sezonlarında reyting ortalamasını arttıran dizilere sık rastlanmıyor. 140 dakikalık bölüm süresi, hikâyedeki yorgunluk ve daha taze rakipler, devam eden diziler açısından düşüş potansiyeli yaratıyor. Ancak bu sezon üç dizi reyting ortalamasını yukarı taşıdı. Teşkilat, geçen sezonki 5,47’lik ortalamasını 7,99’a çıkararak %46’lık bir sıçrama yaptı. Bu veriyi dört sezondur takip ediyoruz; bir sezonda %40’tan fazla yükselen bir diziye daha önce rastlanmamıştı. Geçen sezon %38’lik artışla rekor kıran Kızılcık Şerbeti ise bu sezon %4’lük bir artışla trendini sürdürdü. Bir dizinin üçüncü sezonunda 10 reyting ortalamasını geçebilmesi oldukça dikkat çekici. Geçen sezon “sezonu güçlü kapatanlar” listesinin üst sıralarında yer alan Mehmed: Fetihler Sultanı ise bu sezon %17’lik artışla 4,49’dan 5,28’e yükselmiş durumda. Sezonu güçlü kapatan diziler verisi, bir sonraki sezon için doğru bir projeksiyon çıkarıyor.
SEZONU GÜÇLÜ KAPATAN DİZİLER
Bu istatistiğe ilk olarak geçtiğimiz sezon yer vermiştim. Dizilerin sezonun son iki bölümündeki ortalama reytinginin, sezon ortalamasına kıyasla ne durumda olduğu, sezonu ne kadar güçlü kapattığını gösteriyor. Sezon finallerinde toplam reytingde düşüş ve rekabetin azalması gibi etmenler devreye girdiğinden, bu etkiyi dengelemek için yalnızca final değil, son iki bölüm ortalamasını baz alıyorum. Zira sadece sezon ortalamasına bakarak, Eylül-Ekim dönemini güçlü geçiren bir dizi ile Nisan–Mayıs dönemini güçlü geçiren bir diziyi ayırt etmek mümkün değil. Geçtiğimiz sezon Mehmed: Fetihler Sultanı ve Kızılcık Şerbeti örneğinde de gördüğümüz üzere, bu ayırt edicilik yeni sezon projeksiyonu açısından oldukça anlamlı bir mesaj veriyor.
Uzak Şehir bu alanda da sezonun lideri olmuş. Dizinin son iki bölümdeki reyting ortalaması, sezon ortalamasının %5,8 üzerinde. Geçtiğimiz sezonlarda rekortmen diziler genellikle sezonun zirvesine 10–12. bölümlerde ulaşırken, sonrasında düşüş trendine girdikleri için bu listenin ilk sıralarında yer alamıyorlardı. Örneğin, geçen sezonun lideri Bahar maksimum reytingine 12. bölümde, bir önceki sezonun lideri Yalı Çapkını ise 15. bölümde ulaşmıştı. Uzak Şehir’in maksimum reytingi ise 20. bölümde. Dizinin sezonu bu denli güçlü kapatması ikinci sezon başlangıcı için güçlü bir potansiyel taşıdığını gösteriyor. Ancak bu istatistikte geçen sezonun liderinde bu oran %14 seviyesindeydi. Bu sezon liderin dahi yalnızca %5,8’lik pozitif sapma göstermesi, ekranlardaki hiçbir dizinin sezonu çok da güçlü kapatamadığını ortaya koyuyor.
Listenin ikinci sırasında Eşref Rüya yer alıyor; dizinin sezon sonu ortalaması, sezon ortalamasının %5,2 üzerinde gerçekleşmiş. Diğer 13 dizi pozitif sapma oluşturamamış. En az düşüş gösteren diziler arasında Kızılcık Şerbeti (%-1,7) ve Sahipsizler (%-6,1) öne çıkıyor. Bu dizilerin sezonu göreceli olarak iyi kapattığını söyleyebiliriz.
Listenin diğer ucunda ise Bahar ve Gönül Dağı bulunuyor. Bahar, sezonu, sezon ortalamasının %38,4 gerisinde tamamlamış. Gönül Dağı ve Teşkilat dizilerinin sondan bir önceki bölümleri bayram tatiline denk geldiği için bu iki diziye özel olarak son üç bölümden ikisinin ortalamasını baz aldım. Gönül Dağı, %36’lık bir düşüşle sezonu en zayıf tamamlayan ikinci dizi olmuş. Dizinin bu oranı geçtiğimiz sezon yalnızca %18 idi; dikkat çeken bir düşüş.
Sezon onayı alan 15 dizinin sezon sonu performans ortalamasına bakıldığında, sezon ortalamasına kıyasla ortalama düşüş oranı %17,5. Geçen sezon bu oran %16,9 idi. Bu da genel olarak dizilerin sezonu biraz daha düşük bir dirençle tamamladığını gösteriyor.
YAYIN GÜNLERİNE GÖRE SAYILAR
2024–2025 sezonunda en çok dizi “öğüten” gün Pazartesi olmuş. Pazartesi günü yayınlanan 6 diziden 5’i final yapmış; yani %83’lük bir bitiş oranı söz konusu. Geçtiğimiz sezon bu unvan %88 ile Cumartesi günündeydi; bu sezon ise Cumartesi %67 ile üçüncü sırada yer alıyor. Cuma günü, 9 diziden 7’sinin yayından kalkmasıyla %80 oranla ikinci sıraya yerleşmiş.
Pazartesi gününün bu kadar zorlayıcı olmasında, sezonun en hit dizisinin bu günde başlamış olması etkili olmuş görünüyor. Ek olarak, bu dizinin ardından yayına giren 15 yeni diziden hiçbiri Pazartesi gününü tercih etmemiş. Benzer bir durum Cuma günü için de geçerli. Sezonun ikinci en çok izlenen dizisi olan Kızılcık Şerbeti’nin Cuma günü yayınlanıyor olması diğer diziler için rekabeti zorlaştırmış. Buna rağmen, bu sezon en fazla yeni dizinin başladığı iki günden biri Cuma olmuş. Görünen o ki yapımcılar ve kanallar hâlâ bu günün potansiyeline inanıyor. Yalı Çapkını’nın bir dönem Kızılcık Şerbeti karşısında 10 reytinge ulaşabilmesi Cuma gününün cazibesini arttırmış olabilir.
Yayın günlerini yalnızca yeni dizilere göre değerlendirdiğimizde, pozitif ayrışan bir gün görünmüyor. Çarşamba 4 diziden 2’sinin sezona taşınmasıyla en istikrarlı gün sayılabilir. Öte yandan Perşembe günü 3, Cuma günü ise 5 yeni dizi başlamış ve bu 8 dizinin tamamı final yapmış. Bu da Perşembe ve Cuma günlerini %0 başarıyla yeni diziler açısından sezonun en başarısız günleri hâline getiriyor.
Perşembe günündeki bu tabloyu Avrupa Ligi maçlarının TRT1’de yayınlanması ve üç Türk temsilcisinin de maçları aynı gün oynamasıyla açıklayabiliriz. Günün lider dizisi İnci Taneleri’nin ilk 17 bölümünün 9’unda bir puanı aşan reyting dalgalanmaları yaşaması, bu tezi güçlendiriyor. Açık kanalda yayınlanan Avrupa Ligi maçları, diziler için açık bir tehdit. Önümüzdeki sezon Galatasaray’ın ve belki Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek olması, Perşembe günündeki bu yükün Salı ve Çarşamba günlerine yayılmasına neden olabilir.
Genel tabloya bakıldığında ise, geçen sezon olduğu gibi bu sezon da yalnızca yayın gününün dizinin reyting performansı üzerinde belirleyici bir etken olduğunu söylemek zor. TİAK’ın 2024 yılı izleyici raporu da benzer bir tablo sunuyor. Rapora göre 2024 yılında da en çok televizyon izlenen gün %15,51 ile Pazar olmuş. Haftanın diğer altı gününde ise izlenme oranları %14-15 seviyelerinde seyrediyor. Bu da gösteriyor ki seyirci için dizinin hangi gün yayınlandığı, hava durumu ya da kandil/bayram etkisi kadar belirleyici olmuyor. Öte yandan, izlenme payı %30–35’lere ulaşan güçlü dizilerin karşısına yeni yapım koymak hâlâ yüksek risk taşıyor.
PT KATEGORİLER
Bu sezonun bir diğer yeni istatistiği izleyici kategori verileri. TOTAL, SES AB ve 20+ABC1 gibi yaygın kategoriler zaten uzun süredir açık şekilde paylaşılırken, diğer spesifik izleyici segmentlerine ait veriler yalnızca kanallar ve yapımcıların erişiminde. Bu veriler kamuya açık olmadığı için sayısal veri yerine, her dizi için en çok izlendiği ilk beş kategori tabloda yer alıyor. Ancak bu verileri Kasım ayından itibaren tuttuğum için bu tarihten önce final yapan dizileri dahil edemedim.
Televizyon izleyicisinin kim olduğuna dair İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Aylin Dağsalgüler’in kıymetli araştırmaları ve çalışmaları uzun süredir önemli bir kaynak niteliğinde. Bu bölümde kendisine tekrar teşekkürlerimi iletmek isterim.
Erken final yapan diziler arasında dikkat çeken bir istatistik var: Bu dizilerin neredeyse tamamında Kadın 45+ ve Kadın 55+ kategorileri en çok izleyen grup olmuş. Bu durumun temel nedeni, söz konusu dizilerin kendine sadık bir kitle oluşturacak kadar uzun ömürlü olamaması ve televizyonun asıl sahibi konumundaki bu yaş grubunun, yayınlanan her yeni diziyle en çok temas eden, en büyük izleyici pastasını oluşturan kitle olması. TİAK’ın 2024 verilerine göre, kadınlar erkeklere kıyasla %20 daha fazla, 45 yaş üstü izleyiciler ise 45 yaş altına kıyasla %80 daha fazla televizyon izliyor.
Erken final yapan dizilerde öne çıkan bu demografik yapı, televizyonun mevcut izleyici profili hakkında önemli ipuçları veriyor. Ancak bu genel tabloyu bozan istisna bir dizi var: Kalpazan. Yalnızca sekiz bölüm yayınlanan dizinin en çok izlendiği kategori 35–44 yaş grubu olmuş. Son iki sezonda bu yaş grubunun herhangi bir dizide en üst sırada yer aldığı görülmemişti.
Bu sezon yeni sezona taşınan 15 dizi arasında yalnızca Kral Kaybederse ve Eşref Rüya dizilerinin Top 5 izleyici grubunda bölgesel bir kategori yer almıyor. Her iki dizinin de ağırlıklı olarak AB kitlesine hitap etmesi bunun temel nedeni olabilir. Güneydoğu Anadolu’da iki dizi öne çıkmış: Uzak Şehir ve Sahipsizler. Her iki dizinin de Mardinli bir ailenin hikâyesini anlatması coğrafi-demografik uyumu destekleyen bir veri. Benzer bir durum Karadenizli bir ailenin hikayesini anlatan Hudutsuz Sevda’da da var. Akdeniz ve Marmara hiçbir dizinin Top 5’inde bulunmuyor. Ege’nin Top 5’te olduğu yalnızca iki dizi var: Zembilli ve Piyasa. İç Anadolu yalnızca TRT dizilerinde (Bir Zamanlar İstanbul, Gönül Dağı ve Teşkilat), Karadeniz ise tam 13 dizide Top 5 içerisinde. Bu 13 dizi içerisinde yalnızca Show TV’nin bir dizisi bulunmuyor.
Kadın 45+ yaş kategorisi neredeyse tüm dizilerin ilk iki sırasında yer alıyor. Bu kategorinin zirvede olduğu yapımlar şunlar: Uzak Şehir, Bahar, Kral Kaybederse, İnci Taneleri, Kızılcık Şerbeti, Can Borcu ve Şakir Paşa Ailesi. Bu yedi diziden ikisi, sezonun en çok izlenenleri. Devam eden diziler arasında yalnızca dört tanesinde Kadın 45+ segmenti Top 5 içerisinde yer almıyor. Daha da dikkat çekici olanı; herhangi bir kadın kategorisi top 5’te bulunmayan yalnızca üç dizi var: Mehmed Fetihler Sultanı, Arka Sokaklar ve Teşkilat. Ayrıca yalnızca iki dizide Çalışan Kadın kategorisi Top 5’e girebilmiş: Kral Kaybederse ve Şakir Paşa Ailesi. Bu iki yapım aynı zamanda sezonun en kısa süreli bölüm ortalamasına sahip dizileri.
Erkek 45+ izleyici grubu üç dizide lider: Eşref Rüya, Teşkilat ve Mehmed Fetihler Sultanı. Ayrıca İnci Taneleri, Arka Sokaklar ve Gönül Dağı’nda bu kategori Top 5’te yer alıyor.
55+ yaş grubu, neredeyse tüm dizilerin Top 5 listesinde yer alıyor ancak yalnızca Hudutsuz Sevda dizisinde bu kategori birinci sırada. Benzer şekilde, gelir durumu düşük kitle olan SES D birçok dizide güçlü performans göstermiş olsa da yalnızca Arka Sokaklar dizisinde zirvede yer almış. Genelde dizilerin en az izlendiği kategori olan 5–11 yaş izleyici grubu ise Sahipsizler dizisinde ikinci sırada. Geçtiğimiz sezon bu yaş grubunun yüksek sıralarda yer aldığı tek örnek aynı kanalın bir diğer dizisi Yalı Çapkını’ydı; ancak bu sezon aynı dizinin Top 5 listesinde 5–11 yaş grubu yerini Ev Hanımı ve SES D kategorilerine bırakmış.
Bölgesel kategorilerde ise Doğu Anadolu Sahipsizler’in en çok izlendiği kategori olurken İç Anadolu ise Gönül Dağı’nda lider. Arka Sokaklar’in en çok izlendiği üç kategoriden ikisi Karadeniz ve Doğu Anadolu, Top 3’te iki bölgenin olması sık rastladığımız bir durum değil.
KANALLARA GÖRE SAYILAR
Yeni sezona dizi taşıma anlamında geçtiğimiz sezonun en başarılı iki kanalından biri olan TRT 1, bu sezon da %50 oranını koruyarak liderliğini sürdürmüş. Geçen sezon bu alanda Show TV ile birlikte zirvedeydi; bu sezon ise Show TV’nin yerini aynı oranla Star TV almış. Ancak sadece “dizi taşımak” başlı başına başarı göstergesi olarak yeterli mi emin değilim. Bu nedenle reyting ortalamalarına da bakmak gerekiyor. Yedi ana kanal arasında yalnızca iki kanalın, dizi reytingleri dikkate alındığında, sezon ortalamasında 5 sınırını aşabildiği görülüyor: Show TV (5,89) ve Kanal D (5,01). Bu iki kanaldan Show TV sezonun ilk yarısını, Kanal D ise sezonun ikinci yarısını güçlü geçirmiş.
Aynı reyting ortalamalarını yalnızca yeni sezona devam eden diziler üzerinden filtrelediğimizde de yine bu iki kanal öne çıkıyor. Show TV’nin yeni sezon onayı verdiği iki dizisinin ortalaması 8,71 iken, Kanal D’nin üç dizisinde bu ortalama 7,63.
Diğer yandan, sezon ortalaması en düşük olan iki kanal ATV (3,17) ve Now TV (3,81) olmuş. Bu düşük ortalama, yeni sezona taşınan dizilere de yansımış. Diğer beş ana kanalın yeni sezona taşıdığı dizilerin ortalaması 5,50’nin üzerindeyken, ATV’de bu ortalama 4,85, Now TV’de ise 4,62.
Önceki beş sezonda da en az bir dizi yayınlayan TV8 ise bu sezon Prime Time’da dizi yayınlamamış. Yayın akışında bu alanı Masterchef ve Survivor ikilisine ayırmış durumda. Kanalın daha önce yayınladığı “Kızım” (2018–2019) ve “Kırmızı Oda” (2020-2022), yurt dışında en çok satılan Türk dizileri arasına girmişti. Ancak o dönemin ardından gelen üç sezonda yapılan dört yeni dizinin hiçbiri ikinci sezon onayı almadı. Survivor ise All Star sezonlarıyla alışılmış yüksek reyting ortalamasını bu sezon sürdürememiş. Geçtiğimiz sezon ortalaması 5,53 olan program, bu sezon %30’luk düşüşle 3,72’ye gerilemiş.
YAPIM ŞİRKETLERİ
Ay Yapım, bu sezon da en fazla sayıda bölüm üreten yapım şirketi oldu. Dört dizide toplam 107 bölümle sezonu kapatan şirketi, 90 bölümle Tims&B Productions takip etti. Tims&B, geçtiğimiz sezon benzer sayıda bölümle üçüncü sıradaydı ancak bu sezon OGM Pictures’ın 100 bölüm barajının altında kalmasıyla ikinciliğe yükseldi. OGM 80 bölümle 2019-2020 sezonundan bu yana ilk kez 90 bölümün altında kaldı. Ay Yapım ise, 2022–2023 sezonunu 66 bölümle tamamladıktan sonra üst üste iki sezon 100 bölüm barajını aşmış durumda.
Sektörün “büyük beşlisi” olarak kabul edilen Ay Yapım/AyNA, Medyapım/MF Yapım/NTC Medya, OGM Pictures, O3 Medya ve Tims&B grubu bu sezon toplamda 22 diziye imza atmış. Beşli arasında Med/MF/NTC ortaklığı, 9 dizi ve toplam 138 bölümle en çok üretim yapan grup olmuş. Sezon içinde ekrana gelen her iki diziden biri, bu beş büyük yapımcıdan birinin imzasını taşıyor.
İkinci büyük beşli olarak tanımlayabileceğimiz Bozdağ Film, D Productions, Gold Film, NGM ve Süreç Film ise sezon boyunca toplam 9 dizi üretmiş. Geçtiğimiz sezona göre toplam dizi sayısında %16’lık bir düşüş yaşanırken, bu gruptaki üretim düşüşü %25 seviyesinde. Bu bağlamda, dizi üretimine yeniden hız kazandıran BKM’yi de bu grup içinde değerlendirmek gerekebilir.
2024-2025 sezonunda ikiden fazla diziye imza atan toplamda 12 yapım şirketi bulunuyor. Toplamda 24 farklı yapım şirketi dizi üretmiş. Bu sayı, iki sezon önce 30, geçen sezon ise 26 idi. Geçtiğimiz sezon dizi yapan yedi şirket (Acunmedya, ARC Film, Fabrika Yapım, Goya Entertainment, KYN Production, Most Production, Vernant Yapım) bu sezon dizi yapmamış. Öte yandan, geçtiğimiz sezon sektöre altı yeni şirket giriş yapmışken, bu sezon yeni bir yapım şirketi girişi görülmemiş. Karga Seven, Limon Film ve Sinegraf ise bu sezon birer diziyle ekranlara dönmüş durumda. Bu üçlüye ayrıca Üs Yapım da katılmış. Ancak bu dört şirketin dizisi de yeni sezon onayı almamış.
REYTİNG SIRALAMASI (20+ABC1 ORTALAMALARINA GÖRE)
İlk 10 sıralamasında bu sezon zirveye üç diziyle Kanal D yerleşti. Geçtiğimiz sezon bu listeye üç dizi sokarak lider olan Show TV, bu sezon iki diziyle zirveyi TRT 1 ile birlikte takip ediyor. Ancak dikkat çekici olan, TRT 1’in listedeki her iki dizisinin de pandemi döneminden beri devam eden yapımlar olması. Benzer şekilde, ATV’nin Top 10’a giren tek dizisi altıncı sezonunu tamamladı. Tabloya bakıldığında, bu iki kanalın listede yeni hiçbir dizisinin yer almamasına rağmen, izleyici sadakatinin yüksekliği sayesinde dizilerini hâlâ zirvede tutabilmeleri oldukça dikkat çekici. Hikâyelerdeki yorgunluğa rağmen bu başarıyı sürdürmeleri takdiri hak ediyor.
Bu yazının daha fazla uzamaması adına AB ve TOTAL sıralamalarını yazmadım; istatistikler pdfinde detaylara ulaşabilirsiniz. 20+ABC1’e göre farkları özetlemek gerekirse, Uzak Şehir’in TOTAL ve 20+ABC1’deki liderliğinin aksine, AB’de zirve 10,40 ortalamayla Kızılcık Şerbeti’ne ait. TOTAL ve 20+ABC1’de Top 10’a giremeyen Mehmed Fetihler Sultanı’nın, AB’de 5,52 ortalamayla listeye girmesi dikkat çekici.
Öte yandan, AB ve 20+ABC1’de Top 10’a giremeyen Sahipsizler, TOTAL’de 7,02 ortalamayla Top 5 içinde. Benzer şekilde, diğer iki kategoride listeye giremeyen ancak TOTAL’de Top 10’da olan iki dizi daha var: Hudutsuz Sevda (5,82) ve Bir Gece Masalı (5,53).
20+ABC1 kategorisinde en yüksek ortalamaya ulaşan diziler:
1.Uzak Şehir (Kanal D) 28 bölümde 13,23
2.Kızılcık Şerbeti (Show TV) 37 bölümde 10,60
3.Teşkilat (TRT 1) 37 bölümde 7,92
4.Eşref Rüya (Kanal D) 13 bölümde 7,05
5.Gönül Dağı (TRT 1) 40 bölümde 7,03
6.İnci Taneleri (Show TV) 27 bölümde 6,82
7.Bahar (Show TV) 32 bölümde 6,82
8.Kızıl Goncalar (Now TV) 27 bölümde 6,69
9.Kral Kaybederse (Star TV) 16 bölümde 6,38
10.Kuruluş Osman (ATV) 30 bölümde 5,94
YENİ BAŞLAYAN DİZİLERDEN 2.BÖLÜMLERİNDE EN FAZLA SIÇRAMA YAPAN DİZİLER (20+ABC1)
Yeni bir dizinin uzun vade performansını tahmin etmek kolay değil ancak bazı ipuçları ilk bölümden itibaren kendini göstermeye başlıyor. Elbette hepimizin gözünü diktiği ilk bölüm reytingi, bu ipuçlarının en net olanı. Ama artık televizyon ekosistemi öyle hızlı işliyor ki, ilk bölümde düşük açan ama sonradan hızla artış trendine giren dizilere de rastlayabiliyoruz. Bu sezondan Sahipsizler ve Eşref Rüya buna güzel örnekler.
Öte yandan, başta oyuncu kadrosu olmak üzere türlü nedenler sayesinde yüksek beklentiyle başlayıp içeriğiyle hayal kırıklığı yaratan diziler, peş peşe düşüşe geçiyor. Bu sezon 20+ABC1 kategorisinde, 4 reytingin altında başlayan 14 diziden sadece 2’si yeni sezon onayı alabilirken, 5 reytingin üstünde başlayan 5 diziden 3’ü yoluna devam edebildi.
Bu tabloyu anlamak için bir noktayı daha bilmekte fayda var: Yeni diziler genelde ilk birkaç bölümde reklam kuşağı açmaz. Kanal, daha fazla seyirciye ulaşmak için gelirinden feragat eder. İlk bölüm genellikle daha kısa olur ve 22:00 öncesi biter. İkinci bölümde bir ya da iki kuşak açılır. Dizi, istisnalar dışında üçüncü bölümle birlikte kısmen, dördüncü bölümle birlikte tamamen para kazandırmaya başlar. Dolayısıyla, bir dizinin ilk üç bölümde gösterdiği performans, yapımcı ve kanal açısından kritik kararların belirleyicisi hâline gelir.
Nitekim bu sezon, ikinci bölümde düşüş yaşayan (veya 0,25 puandan daha az artan – yani çok az artan!) 13 diziden yalnızca 3’ü yeni sezon onayı alabildi. Üstelik bu üç dizinin 20+ABC1 ortalaması sadece 4,40. Bu da bize şunu söylüyor; ikinci bölümde yukarı ivme görmüyorsak, alarm zilleri çalıyor demek. Çarşamba gününün iki dizisi, Sahipsizler (ikinci bölümde -0,26) ve Eşref Rüya (ikinci bölümde +0,31) bu anlamda bir istisna olmuşlar. Gündeki sıkı rekabet de bu istisnanın bir sebebi olabilir.
Sinema gişesinde, bir filmin ikinci hafta sonu performansı nasıl ki seyirci memnuniyetinin bir ölçüsüyse, dizilerde de ikinci bölüm sıçramaları aynı anlama geliyor. Yani “kulaktan kulağa” etkisi burada net şekilde görülüyor. Listenin zirvesinde Bir Gece Masalı var. Dizi ikinci bölümde %69 oranında artışla 3,36 puanlık sıçrama gerçekleştirdi. Ancak BGM, sezona en erken giren diziydi ve geçen sezonun en çok izlenen dizisi Bahar’ın yeni sezona başlamasıyla birlikte 4. bölümden itibaren düşüşe geçti.
İkinci sırada Uzak Şehir var. Kasım ayında başlayan dizi, ikinci bölümünde 2,56 puanlık (%+50) artış gösterdi. Üstelik bu artışı sadece tek haftalık bir çıkış olarak bırakmadı, 3. ve 4. bölümlerde de sürdürdü. 5–8. bölümler biraz daha yatay seyretse de, 9. bölümle birlikte tekrar çıkışa geçti. Üçüncü sırada Kral Kaybederse geliyor. Şubat’ta başlayan dizi ikinci haftasında 2,49 puanlık bir sıçrama yaparak dikkat çekse de 5. bölümden itibaren düşüşe geçti.
Bunun dışında, ikinci bölümde 1 puan üzeri sıçrama yapan ama yeni sezon onayı alamayan diziler de var: Siyah Kalp (+2,27), Sustalı Ceylan (+2,05), Annem Ankara (+1,89) ve Deha (+1,74). Bu da sezonun ilginç çelişkilerinden biri. Geçtiğimiz sezona kıyasla, ilk bölümü sevilen ancak devamlılığını sürdüremeyen çok fazla sayıda dizi var.
DİZİ SÜRELERİ
Maalesef dizi sürelerindeki uzunluk bu sezon da devam etti. Geçen sezon 136 dakika olan ortalama dizi süresi bu sezon 134 dakikaya geriledi. Uzun dizi sürelerinden hem set emekçileri hem de izleyici şikâyetçi olsa da, bu reklam matematiği devam ettikçe dizi uzunlukları 130 dakikanın altına kolay kolay düşmeyecek. Öyle ki 130 dakika ortalama dahi kanalların beş kuşak birden açmasına zar zor yetiyor. 21:00’da başlayıp 23:45’te biten bir dizi matematiğinde 135 dakikalık yayın bandı gerekiyor. Ancak bazen mecburi sebepler, önceki bölümün final sahnesiyle geriden başlayıp kuşak sonrası aynı sahneyi göstermek gibi taktiklerle 130 dakikalık bölümlerle de bu tüm kuşakların açılmasını sağlayabiliyor.
Bu sezon yalnızca iki dizi 145 dakika süre ortalamasını aşmış. Geçtiğimiz sezon bu sayı 10, ondan önceki sezon ise 3 idi. Yani bu anlamda aslında 2022-2023 sezonuna dönülmüş. İlginç olan ise, süre ortalaması 145 dakikayı aşan iki dizinin de final yapmış olması. Hatırlatmak gerekirse geçen sezon en uzun 10 diziden 7’si yeni sezon onayı almıştı. Bu sezon bu anlamda bir istisna oluştu.
Kısa süreli dizilere baktığımızda ise ilk iki sırada yer alan diziler dikkat çekici. Sezonun en yüksek bütçeli dizilerinden Şakir Paşa Ailesi (109 dakika) ve Kral Kaybederse (111 dakika) süre ortalaması en kısa diziler. Yani diğer dizilerin aksine beş değil dört kuşak reklam açabilmişler. 120 dakikanın altındaki bir dizinin 24 kuşağını açabilmesi mümkün değil. Bu iki dizinin biri Disney+, diğeri ise Netflix’te exclusive olarak yayınlandığı için bu ortalamalarda dijital platform anlaşmaları da etkili olabilir. Her iki dizi de yeni sezon onayı alan yapımlar arasında yer alıyor. Ancak süre ortalaması 120-130 dakika arasında olan 7 diziden 6’sı final yaparken, yalnızca Hudutsuz Sevda yoluna devam edebildi.
En uzun süre ortalamalı diziler:
1. Kara Ağaç Destanı (TRT1) 15 bölümde 153 dk ortalama
2. Kızıl Goncalar (Now) 27 bölümde 149 dk ortalama
3. Siyah Kalp (Show) 34 bölümde 148 dk ortalama
4. Yabani (Now) 15 bölümde 146 dk ortalama
5. Gönül Dağı (TRT1) 40 bölümde 146 dk ortalama
En kısa süre ortalamalı diziler:
1. Şakir Paşa Ailesi: Mucizeler ve Skandallar (Now) 15 bölümde 109 dk ortalama
2. Kral Kaybederse (Star) 16 bölümde 111 dk ortalama
3. Sen Ağlama İstanbul (Star) 8 bölümde 120 dk ortalama
4. Holding (ATV) 4 bölümde 120 dk ortalama
5. Kirli Sepeti (Now) 8 bölümde 120 dk ortalama
UYARLAMA DİZİLER
Sektördeki uyarlama furyası bu sezon da hız kesmeden devam etti. Yurt dışından, başı belli sonu belli, seyirci profili Türkiye’ye benzeyen coğrafyalarda başarı kazanmış projeleri almak, yapımcılar için hâlâ en kestirme formül. Yeni başlayan 27 diziden 5’i yurt dışından uyarlama. Buna geçtiğimiz sezondan devam eden Bahar ve Taş Kağıt Makas dizilerini de ekleyince bu sayı 7’ye yükseliyor. Yani toplamda sezonluk dizi üretiminin %16’sı yabancı uyarlaması. Geçtiğimiz sezon bu oran %17 idi; bu açıdan da tablo büyük ölçüde aynı. Ay Yapım sezondaki dört yeni dizisinden üçü (%75) uyarlama olmasıyla bu alanda en dikkat çeken şirket.
Uyarlama yedi dizinin ülke dağılımı şöyle: Güney Kore (4), Brezilya (1), Birleşik Krallık (1) ve Lübnan (1). Bu dizilerden yalnızca 2’si yeni sezon onayı alabilmiş durumda ve her ikisi de sezonun en çok izlenen 10 dizisi arasında yer alıyor.
Burada Güney Kore uyarlamaları ile ilgili bir parantez açmak gerekiyor. Son beş yılda Türkiye’ye en fazla içerik sağlayan ülke konumundaki Kore pazarında artık bir durağanlık hakim. Yerli yapımcılar, başarılı ve adapte edilebilir ne varsa büyük ölçüde kullandı. Üstelik Kore’de yeni hit diziler üretme konusunda da son yıllarda ciddi bir tıkanma yaşanıyor. Son üç yılda Queen of Tears ve Doctor Cha dışında büyük hit diyebileceğimiz bir dizi yok. Bu nedenle Kore pazarının uyarlama açısından eski canlılığını kaybettiğini söylemek mümkün.
Bu noktada öne çıkan ülke Lübnan olabilir. Tüm zamanların en çok izlenen Lübnan dizilerinden biri olan Al Hayba’nın Türkiye uyarlaması Uzak Şehir, sezonu zirvede tamamlamayı başardı. Daha önce bu ülkeden yalnızca Senden Önce (Till Death) uyarlanmış, ömrü çok kısa sürmüştü. Ancak Lübnan dizilerinin bölüm süresi 40-50 dakika olsa da, bölüm sayılarının fazlalığı ve Türkiye’ye benzer seyirci profili bu ülkenin uyarlama potansiyelini artırıyor.
Bu bağlamda, Lübnan’ın önümüzdeki yıllarda Güney Kore’nin yerini alacağına inanıyorum. Al Hayba örneğinde de görüldüğü gibi, Lübnan dizileri; aile bağları, toplumsal roller ve değer yargıları açısından Türkiye ile yüksek düzeyde benzerlik taşıyor. Nitekim KONDA’nın 2022 verilerine göre, Türkiye’deki hanelerin %32’si hâlâ yemeklerini yer sofrasında yiyor. Bu veri, toplumsal alışkanlıkların ve kültürel yapının hâlen geleneksel kodlarla şekillendiğine iyi bir örnek.
Ancak Lübnan’daki Till Death gibi, AB grubuna hitap eden daha modern dizilerde bu yapıdan ayrışan bir anlatım dili var. Karakterler daha bireyselci; motivasyonları ise daha kişisel (hırs, intikam, tutku) ve ahlaki gri alanlarda daha özgürce hareket ediyorlar. Bu da birçok Türk izleyicisi için “soğuk”, “bizden değil” ve karakterlerle duygusal bağ kurmanın zor olduğu bir dünya olarak algılanabiliyor. Zira Türk televizyon izleyicisi, bir karakterin kötü yönlerini bile genellikle “ailevi travma” ya da “büyük bir haksızlık” gibi daha anlaşılır nedenlerle ilişkilendirme eğiliminde. Öte yandan, Güney Kore dizileri modern temalar (hukuk, tıp, kariyer) etrafında dönse de, bu yapıları evrensel ve idealize bir duygusal potada eritiyor. Çatışmaların merkezinde, Türk izleyicisinin kolayca empati kurabileceği güçlü ve geleneksel duygusal motifler yer alıyor. Bu nedenle, Orta Doğu menşeli dizilerin toprak hikâyesi ve ahlaki ikilemler gibi temalarla yola çıkan, TOTAL izleyiciye daha yakın duran projelerde öne çıkacağını düşünüyorum.
DİZİLERİN ÇEKİM MEKANLARI
Bu sezon çekilen 44 diziden 38’i (%86) çekim mekanı olarak İstanbul’u seçti. Nevşehir’de 2; Mardin, Kayseri, İzmir ve Eskişehir’de 1’er dizi çekildi. Yani çekilen dizilerin yalnızca %14’ü İstanbul dışında. Geçen sezona kıyasla biraz daha yüksek olsa da sektör halen neredeyse tamamen İstanbul’a yoğunlaşmış durumda. Uzak Şehir’in başarısı bu oranı önümüzdeki sezon %20’lere çıkaracak mı merak ediyorum.
Artan prodüksiyon bütçelerine ek olarak, Kalkınma Ajansları ve Belediyelerin herhangi bir teşvik veya sigorta indirimi uygulamaması, bu durumun bir diğer sebebi. Oysa ki yurt dışı satışı bu kadar yüksek olan bir dizi endüstrisinde, Türkiye’nin diğer 80 ilinin doğal ve kültürel güzelliklerinin de hikâyeye katılarak bir tanıtım elçisi olmasını bekleyebiliriz.
Ancak mevcut şartlarda İstanbul dışındaki şehirler yalnızca başrol karakterlerin tatil olarak gittiği kısa epizodik anlatılarla dizilere dahil olabiliyor. Bu da hikâye çeşitliliğini sınırladığı gibi Türkiye’nin kültürel tanıtım potansiyelini de törpülüyor.
YOUTUBE SAYILARINA GÖRE SIRALAMALAR (bu istatistik 30 Haziran 2024 itibarıyla hazırlanmıştır)
YouTube ve sosyal medyada bu sezonun da lideri değişmedi; altıncı sezonundaki Kuruluş Osman dizisi, sosyal medya liderliği açık ara önde sürdürmeye devam etti. YouTube’da 11,5 milyonu geçen abone sayısıyla, en yakın rakibi Yalı Çapkını’nın 4,8 milyon farkla önünde. Görüntülenme sayılarında da benzer bir tablo söz konusu: Kuruluş Osman 6,7 milyar görüntülenmeyle zirvede yer alırken, Yalı Çapkını üçüncü sezonda 5,30 milyar izlenmeyle ikinci sırada. Onları 3,09 milyar görüntülenmeyle Kızılcık Şerbeti takip etti. Bu üç dizi dışında, toplam izlenme sayısı 2 milyarı aşan başka bir yapım bulunmuyor.
Devam eden diziler arasında YouTube abone sayısını en yüksek oranda artıran yapımlar sırasıyla Kuruluş Osman (+1,99 milyon), Yalı Çapkını (+950 bin) ve Kızılcık Şerbeti (+830 bin) oldu. Devam eden dizilerin abone artış ortalaması 489 bin.
En fazla aboneye sahip diziler listesine bu sezondan üç yeni dizi dahil oldu: Uzak Şehir (2 milyon 600 bin), Sahipsizler (2 milyon 530 bin) ve Eşref Rüya (1 milyon 710 bin). Eşref Rüya’nın sezonun son çeyreğinde yayına başladığını ve bölümlerinin YouTube’a sonradan yüklendiğini not etmek gerekiyor. Hatırlatmak gerekirse geçen sezon bu alanda lider olan Bahar dizisinin abone sayısı yalnızca 1,25 milyon idi. Lider iki dizinin ise TOTAL kitlesi kuvvetli diziler olması dikkat çekici.
İlk bölüm izlenme sayılarına bakıldığında zirvede Eşref Rüya (37 milyon) ve Uzak Şehir (31 milyon) yer alıyor. Onları Deha (20 milyon), Leyla (19 milyon), Sahipsizler (18 milyon) ve Bir Gece Masalı (18 milyon) takip ediyor. Sezonun yüksek ortalamalarından birine ulaşan Kral Kaybederse dizisinin ise 7,6 milyon gibi nispeten düşük görüntülenme sayısı dikkat çekici; bunda dizinin Netflix anlaşması önemli rol oynamış olabilir.
MÜNHASIR YAYIN ANLAŞMALARI
Bu sezon dijital platformlarla yapılan münhasır yayın (exclusive) anlaşmaları, ilk kez rapora ayrı bir başlık açmayı gerektirecek düzeyde etkili oldu. Bahar dizisinin ikinci sezonundan itibaren Prime Video kataloğuna dahil edilmesi, sektörde içerik lisanslamalarında yeni bir dönemin kapısını araladı. Hemen ardından sezonun en iddialı yapımlarından ikisi olan Kral Kaybederse ve Eşref Rüya, dijital platformlarla benzer anlaşmalara imza attı. Bu anlaşmalar doğrultusunda diziler, prime time yayınının hemen ardından YouTube’da erişime açılmak yerine, doğrudan ilgili platformda yayınlandı. Bölümler YouTube’a yüklense de Türkiye erişimine ise 3–4 hafta gecikmeli olarak açıldı.
Benzer bir uygulama uzun süredir Ay Yapım dizilerinde puhutv üzerinden devam ediyor olsa da, bu sezonki genişleme dikkate değer. Bu gidişle önümüzdeki sezon pek çok diziyi YouTube üzerinden güncel şekilde takip etmek mümkün olmayabilir.
Bu gelişmenin temelinde yalnızca içerik stratejisi değil, finansal sürdürülebilirlik yatıyor. Dijital platformlarla yapılan bu anlaşmalar, dizinin toplam bütçesinin yaklaşık %20’sini karşılıyor. Prodüksiyon maliyetlerinin her geçen sezon arttığı bir ortamda, yapımcı ve kanal için bu tür anlaşmalar önemli bir gelir sağlıyor. Bu nedenle, önümüzdeki sezonlarda bu modelin daha fazla diziye yayılması kuvvetle muhtemel.
Kral Kaybederse dizisi Netflix ile, Eşref Rüya ise Prime Video ile münhasır yayın anlaşması yaptı. Her ne kadar bu dizilerin platform izlenme sayılarına ya da abone katkılarına dair kamuoyuna açıklanmış bir veri bulunmasa da, özellikle Kral Kaybederse örneğinde bu modelin dizinin tekrar yayın performansına doğrudan etki ettiği söylenebilir. Ancak dizinin ikinci ve dördüncü bölümlerdeki güçlü reyting sıçramaları, münhasır yayın modelinin en azından televizyon izleyicisinin –özellikle de 45 yaş üzeri kitlenin– izleme alışkanlıklarını henüz kökten değiştirmediğini gösteriyor.
Bu sezon özelinde Disney+ cephesine ayrıca dikkat kesilmek gerekiyor. Now TV dizilerinin, ilk üç bölümün ardından YouTube yerine doğrudan Disney+’a yönlendirilmesi, sezonun en stratejik içerik hamlelerinden biri oldu. Özellikle Şakir Paşa Ailesi, uzun süre platformda günün en çok izlenen dizileri listesinin zirvesinde yer aldı. Ancak bu görünürlüğün ne ölçüde izlenmeye veya abone artışına katkı sağladığına dair herhangi bir somut veri paylaşılmış değil. Yine de, bu uygulamanın başka kanallar ve yapımcılar tarafından da örnek alınması önümüzdeki sezon için güçlü bir olasılık olarak duruyor.
Soru, görüş ve önerileriniz için X hesabımdan veya mail adresimden ulaşabilirsiniz.